Dublin Yönetmeliği benim için geçerli mi?

Dublin Yönetmeliği aşağıdaki durumlarda sizin için geçerlidir:

  • parmak izleriniz, Almanya’dan önce başka bir “Dublin devletinde” kaydedilip dosyalandıysa.
  • başka bir “Dublin devletinde” iltica başvurusu yaptıysanız ve iltica prosedürünüz hâlâ devam ediyorsa.
  • başka bir “Dublin devletinde” iltica başvurusu yaptıysanız ama daha sonra bu başvurunuzu geri çektiyseniz.
  • başka bir “Dublin devletinde” iltica başvurusu yaptıysanız ve başvurunuz reddedildiyse.
  • başka bir “Dublin devletinden” vize veya oturum izni aldıysanız (örneğin, sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak sebebiyle).

Bütün bu durumlarda, Almanya'daki iltica başvurunuz kabul edilemez (“unzulässig”) olarak reddedilir. BAMF size ülkenizi terk etmenizin nedenlerini sormaz; bunun yerine Almanya'dan ayrılmanızı ve sizden sorumlu olan Avrupa ülkesine transfer edilmenizi ister.

Dublin prosedürü nasıl işler?

İltica başvurusunda bulunduğunuz anda, BAMF ilk olarak  iltica prosedürünüzden Almanya'nın sorumlu olup olmadığını kontrol eder. Bu kontrol, Eurodac veri tabanının yardımıyla gerçekleşir. Avrupa içinde hizmet veren bu veri tabanında, sığınmacıların ve Avrupa'ya giren diğer yabancı vatandaşların parmak izleri kayıtlıdır. BAMF ayrıca kanıt olarak seyahat biletlerinizi görmek isteyebilir. Dublin Yönetmeliği sizin için geçerliyse, BAMF iltica başvurunuzu "kabul edilemez" ("Unzulässig") olarak reddeder. Sonrasında Almanya'dan ayrılmanız istenir. Sizden sorumlu olan Dublin ülkesine gönderilmek üzere sınır dışı edilebilirsiniz, ancak bu sürece “sınır dışı edilmek” yerine “transfer” (“Überstellung”) denir.

Transfer işlemini gerçekleştirirken, BAMF’ın uyması gereken bazı kurallar vardır:

1. Almanya’nın, sığınmacıdan sorumlu Avrupa devletine sözde bir “devralma talebinde” (“Übernahmeersuchen”) bulunması ve bu konuda çok hızlı davranması gerekmektedir. Almanya'nın göz önüne alması gereken iki önemli tarih vardır: Alman yetkililerin, parmak izlerinizi Eurodac sisteminde bulduğu tarihten itibaren en fazla iki ay içinde, veya BAMF’ın iltica başvurunuzu teslim almasından itibaren en fazla üç ay içinde devralma talebi gönderilmelidir. Yetkililer devralma talebini zamanında göndermediği takdirde, iltica prosedürünüzden Almanya sorumlu olacaktır.

2. Diğer Dublin üyesi devletin, sizi ve davanızı kabul etmesi mümkün değilse, bu devlet devralma talebini reddedebilir.

  • Diğer Avrupa ülkesinde iltica başvurusunda bulunmadıysanız, ilke olarak, bu devletin BAMF'ın transfer talebine cevap vermek için iki ayı vardır. Eğer diğer Avrupa ülkesi iki ay içinde bir cevap vermezse, bu durum onay olarak kabul edileceğinden Almanya sizi diğer ülkeye sınır dışı edebilir.
  • Eğer diğer Avrupa ülkesinde daha önce sığınma başvurusunda bulunmuşsanız, bu devletin, BAMF'ın talebine cevap vermek için bir haftadan iki aya kadar süresi olacaktır. Son güne kadar bir cevap vermedikleri takdirde, bu durum onay olarak kabul edileceğinden Almanya sizi diğer ülkeye sınır dışı edebilir.

3. Süre, diğer devlet hiçbir yanıt vermeden sona ererse ya da diğer devlet devralma talebini kabul ederse, Almanya’nın sizi bu ülkeye göndermesi için 6 aylık bir vakti vardır. Altı ay içinde sınır dışı edilmezseniz, iltica prosedürünüzden Almanya sorumlu olacaktır. Dikkat: Eğer hapisteyseniz, Almanya’nın sizi davanızdan sorumlu ülkeye göndermek için 12 ay süresi vardır. Ve eğer bu transferin gerçekleşmesine engel oluyorsanız, örneğin yetkililerden saklanıyorsanız, transfer süreniz 18 aya kadar uzatılır. Örneğin, bir haftadan uzun bir süredir kampta kalmıyorsanız ve BAMF bunu öğrenirse, onlardan saklandığınızı düşünebilir.

Lütfen unutmayın: Almanya, iltica talebinizi "kabul edilemez" ("unzulässig") olarak reddettiğinde, bu, diğer ülkenin de başvurunuzu reddedeceği anlamına gelmez. Dublin davalarında, böyle bir reddetme, sadece davanızdan Almanya'nın sorumlu olmadığı anlamına gelir, bu nedenle iltica başvurunuz, davanızdan sorumlu olan Avrupa ülkesinde ayrıntılı olarak incelenecektir.

Hangi durumlarda Almanya'nın beni başka bir Dublin devletine transfer etmesine izin verilmez?

Aşağıdaki durumlarda başka bir Dublin üyesi devlete transfer edilmemeniz gerekir:

  • Eşiniz veya reşit olmayan çocuklarınız, Almanya’da mülteci olarak tanındılarsa veya geçici koruma aldılarsa.
  • Eşiniz veya reşit olmayan çocuklarınız Almanya'ya iltica başvurusunda bulundularsa, ve iltica başvurularından Almanya sorumluysa.
  • Ülkenizi 18 yaşın altındayken ve ebeveynleriniz olmadan terk ettiyseniz, ancak sizden sorumlu olan Dublin ülkesinde, ebeveynleriniz, kardeşleriniz veya diğer akrabalarınızla yeniden bir araya gelmek için aile birleşimi başvurusunda bulunduğunuzda durum lehinize değildir. Aynı kural Avrupa'da hiç aileniz olmadığı takdirde de geçerlidir.
  • Ciddi bir hastalığınız varsa ve sınır dışı edildiğiniz takdirde durumunuzun ciddi şekilde kötüleşebilme ihtimali varsa. (Bu gibi durumlarda, Almanya'dan ayrılmanızın ne kadar güç olduğunu kanıtlamak için çeşitli sağlık raporları sunmanız gerekmektedir.)
  • Almanya, Dublin yönetmeliğinde belirtilen egemenlik hükümlerini başlatmaya karar verirse. Almanya böyle yaparak, iltica başvurunuz için gönüllü olarak sorumluluk almış olur. Ancak, bu hüküm nadiren ve sadece istisnai durumlarda kullanılır, örneğin; hasta veya travmatize bireyler, hamile kadınlar vb. için.

Dublin prosedürü sırasında sahip olduğum haklar ve yerine getirmem gereken sorumluluklar nelerdir?

BAMF’ın size, Almanya’ya geliş rotanız, sağlık durumunuz ve aile üyelerinizin bulunduğu yerler hakkında soru sorma hakkı vardır. Bu görüşmede, neden sizden sorumlu olan diğer Dublin ülkesinde yaşayamayacağınızı onlara açıklamalısınız. Böyle bir görüşmede durumunuzu meşru kılacak sebepler şunlar olabilir: evsizlik, tıbbi bakım hizmetlerine erişimin yetersizliği, kötü muamele, hapis, ailenizin Almanya'daki ikametgahı vb.

BAMF, Dublin prosedürü ve diğer Dublin ülkesine gönderilen transfer talebinin mevcut durumu hakkında sizi kendi dilinizde bilgilendirmekle yükümlüdür. Dublin durumunuzun mevcut durumu hakkında düzenli olarak bilgi talep etme hakkınız vardır ve dosyanıza erişiminizin olması gerekir. Bu haktan faydalanmanız ve en az dört haftada bir yeni gelişmeler için davanızla ilgilenen görevliyle görüşmeniz tavsiye edilir.

Gönüllü olarak diğer Dublin ülkesine dönmek istediğiniz takdirde, buna izin verilmesi gerekir.

Almanya içinde başka bir yere taşındığınız takdirde, güncel adresinizi BAMF'a vermelisiniz. Aksi takdirde, BAMF mektuplarınızı eski adresinize gönderir ve önemli bildirimleri ve randevularınızı kaçırabilirsiniz. Dahası, BAMF saklandığınızı düşünebilir. Eğer saklanıyorsanız, BAMF'ın sınır dışı edilmeniz için belirlediği tarih altı aydan 18 aya uzatılır.

Lütfen unutmayın: 1 Ağustos 2019 tarihinden itibaren, başka bir Dublin ülkesi tarafından sığınma hakkı, mülteci statüsü veya geçici koruma hakkı tanınan mülteciler artık Almanya'da sosyal yardım alamayacaklardır. Bu kişiler 14 gün boyunca sadece „Überbrückungsleistungen“ (Köprüleme Hizmeti) olarak adlandırılan bir hizmetten faydalanabilirler. Bu 14 günün sonunda, bu hizmet de sona erer.

Almanya beni başka bir Dublin ülkesine geri göndermek istediğinde ne yapabilirim?

İltica başvurunuzun reddedilmesine, "kabul edilemez" ("Unzulässig") olarak itiraz edebilirsiniz. İtirazınızı, ret bildiriminizdeki “adli yollar” ("Rechtsmittelbelehrung") başlığı altında belirtilen sorumlu idari mahkeme, isim ve adrese yapmalısınız. İtiraz bildiriminizin zarfında belirtilen tarihten itibaren, itiraz başvurusunda bulunmak için iki haftanız vardır. "Acil temyizde" ("Eilantrag") bulunmak istiyorsanız, bunu bir hafta içinde yapmanız gerekir. Başarılı bir acil temyiz, yasal süreçte sınır dışı edilmenizi önleyecektir. Acil temyizde bulunmazsanız, mahkeme davanız hakkında bir karara varmadan sınır dışı edilebilirsiniz. Ancak, acil temyizin, genellikle yukarıda belirtilen altı aylık transfer süresini tekrar başlatacağı anlamına geldiğini unutmayın. Bu konuda muhakkak bir avukata danışarak ilerleyin.

Dublin davalarında başarı şansı genellikle çok önemli değildir. İltica başvurunuzdan sorumlu olan Dublin ülkesinde "sistemsel eksiklikler" ("Systematische Mängel") tespit edildiğinde, yani sizden sorumlu devlet yeterli desteği veya adil bir sığınma prosedürünü garanti edemediği zaman, karar hakkında temyize edilmesi özellikle yararlı olacaktır.

Son yıllarda, çeşitli mahkemeler birçok ülkede (Yunanistan, İtalya, Bulgaristan ve Macaristan dahil) sistemsel eksiklikleri tekrar tekrar tespit etmiş ve sonuç olarak mültecilerin bu ülkelere transferine yasak getirmiştir.

Dava başarılı sonuçlanmadığı takdirde, devlet parlamentosuna ("Landtag") veya Alman parlamentosuna ("Bundestag") bir dilekçe sunmayı veya diğer Avrupa ülkesine transferinizi önlemek için bir kiliseye sığınmayı deneyebilirsiniz. Dilekçe seçeneğini kullanacaksanız, ilgili sürecin genellikle zaman alabileceğini ve dilekçeyi ibraz etmenizin sınır dışı edilmenizi engellemediğini, yani işlem sırasında sınır dışı edilebileceğinizi unutmayın. Kilise ilticası ("Kirchenasyl"), sınır dışı edilmeniz yakınlaştığı takdirde son seçeneğiniz olabilir, çünkü genellikle 6 aylık transfer dönemini kilise sığınma yerinde geçirdiğiniz takdirde, iltica başvurunuzdan Almanya sorumlu olur. Ancak, altı aylık bu süreç, kilise ilticası nedeniyle 18 aya kadar uzatılabilir. Böyle bir durumda yetkililer, onlardan "saklanmak" için bir kiliseye sığındığınızı varsayarlar. Daha fazla bilgi için bir danışma merkezine başvurun veya bir avukattan yardım isteyin.

Bir avukat bulmak için, örneğin Pro Asyl’in web sitesine bakabilirsiniz. Burada hizmet veren personel, Almanca ve İngilizce bilmektedir ve +49 (0) 69-242 314 20 numaralı telefon hattından ve proasyl@proasyl.de adresinden onlara ulaşabilirsiniz. Kilise ilticası hakkında daha fazla bilgi almak için bu sayfayı ziyaret edin: http://www.kirchenasyl.de/

Başka bir Dublin devleti bana koruma sağlamış olduğu takdirde ne olur?

Başka bir Dublin üyesi ülkede, başarılı bir şekilde sığınma başvurusunda bulunduysanız ve size sığınma hakkı, mülteci statüsü veya geçici koruma hakkı verildiyse, Almanya'daki iltica başvurunuz "güvenli üçüncü ülke girişinden" dolayı reddedilecektir ("wegen der" Einreise aus einem sicheren Drittstaat"). Böyle bir karar, "üçüncü ülke yönetmeliği" ("Drittstaatenregelung") ile ilgilidir.

Başka bir Dublin devletinden gelen ilticası kabul edilmiş bir mülteci veya sığınmacı olarak, Almanya'ya seyahat edebilir ve ülkede 90 gün geçirebilirsiniz, ancak burada kalıcı olarak yaşama veya çalışma izniniz yoktur. 90 gün sonunda, ülkeyi terk etmezseniz, diğer AB ülkelerine geri gönderilebilirsiniz. Yine de, Almanya'daki iltica başvurunuz reddedildiğinde idare mahkemesine temyizde gidebilirsiniz. Ret bildirimi aldıktan sonra, şikayette bulunmanız ve acil temyize ("Eilantrag") gitmeniz için bir haftalık bir süreniz vardır. Acil temyizde bulunmak, mahkeme kararından önce sınır dışı edilmenizi önler. Muhakkak bir avukattan destek alın. Örneğin, Pro Asyl aracılığıyla kendinize bir avukat bulabilirsiniz. Burada hizmet veren personel, Almanca ve İngilizce bilmektedir. Onlara +49 (0) 69-242 314 20 numaralı telefon hattından ve proasyl@proasyl.de adresinden ulaşabilirsiniz.

Dublin yönetmeliğinin dışında başka sözleşmeler var mıdır?

Avrupa Birliği, güncel olarak Dublin Yönetmeliğinde düzeltmeler yapmaktadır, ancak böyle değişikliklerin hayata geçmesi uzun zaman aldığından, bazı ülkeler iltica konularıyla ilgili ikili sözleşmelerde bulunmaktadırlar. Örneğin Fransa ve İtalya arasında böyle bir anlaşma var. Almanya da, Ağustos 2018'de İspanya ile bir sözleşmeye varmıştır. Bu sözleşmeye göre, Almanya, İspanya'da iltica başvurusunda bulunmuş ve daha sonra Avusturya üzerinden Almanya’ya giriş yapmış mültecileri, 48 saat içinde İspanya’ya gönderme hakkında sahiptir. Almanya şu anda, Yunanistan ve İtalya ile de benzer sözleşmeler yapmaya hazırlanmaktadır.