Madde 14: Mülkiyet, miras hakkı ve kamulaştırma

“Mülkiyet ve miras hakları güvence altındadır. Bu hakların kapsam ve sınırları yasalarla belirlenir. Mülkiyet yükümlülük doğurur. Mülkiyet hakkının kullanımı aynı zamanda toplumun yararına hizmet etmelidir.”

14. madde özel mülkiyet hakkını korur. Bu da hiç kimsenin kendisine ait olmayan bir şeyi almasına izin vermez. Devlet, sadece istisnai durumlarda birini mülkünden çıkarabilir. Örneğin, önemli bir yol inşa edilmesi gerektiğinde, ancak birinin arazisi bu inşaatı engellediğinde, devlet mülkiyeti talep edebilir, ancak bunun için telafide bulunması gerekir.

14. madde ayrıca mülkün herkese fayda sağlayacak şekilde kullanılması gerektiğini savunur. Örneğin, çok fazla dairesi olan bir kişi onları kiraya vermelidir. Kiraya vermeyip boş tutmaya karar verirse, devlet müdahale edebilir.   

Madde 15: Toplumsallaştırma

“Toprak ve arazi, doğal kaynaklar ve üretim araçları, toplumsallaştırma amacıyla, tazminatın biçim ve ölçüsünü belirleyen bir yasayla, kolektif mülkiyet veya kamu ekonomisinin diğer şekillerine dönüştürülebilir.”

Bu maddeye göre kişinin sahip olduğu mülk, yalnızca çayır, orman, kömür madeni, fabrika vb. gibi Almanya’da herkesin faydasına olacak bir alan olarak kullanacaksa devlet birisinin mülkünü elinden alabilir.

15. madde henüz uygulanmamıştır. Anayasa oluşturulduğunda, ekonomi politikalarına ilişkin farklı görüşler tartışmalıydı. Yani, daha büyük şirketlerin tek bir kişiye mi ait olması yoksa bu tür işletmelerin sahipleri mi olması gerektiği, ağır bir tartışma konusu olmuştu.

Madde 16: Vatandaşlıktan çıkarılma, yabancı ülkelere iade

“Alman vatandaşlığı geri alınamaz. Vatandaşlık, ilgili kişinin arzusuna aykırı olarak vatansız kalmaması şartıyla, anca bir yasaya dayanarak kaybettirilebilir. Hiçbir Alman yabancı bir devlete iade edilemez. Bu kuraldan farklı hukuk devleti ilkelerini gözetmek koşuluyla, Avrupa Birliğinin bir üye devletine veya uluslararası bir mahkemeye iadeler yasa ile düzenlenebilir.”

Madde 16, hiç kimsenin Alman vatandaşlığından mahrum edilemeyeceğini savunmaktadır. Sadece bir istisna vardır: Karşılık gelen bir yasa buna izin verdiğinde ve kişinin başka bir uyruğu olduğunda. Amaç kimsenin vatansız olmamasını sağlamaktır. Örneğin; IŞİD için savaşan bir Alman vatandaşının Alman vatandaşlığını kaybedebileceğini söyleyen bir yasa vardır ancak bu sadece bu kişinin başka bir (ikinci) vatandaşlığa sahip olması durumunda geçerlidir.

Maddede ayrıca Alman vatandaşlarının başka bir ülkeye iade edilemeyeceği belirtilir. Başka bir devlet Alman vatandaşını yargılanmak istediğinde kişi Almanya'da kalma hakkına sahiptir. Ancak burada bir istisna söz konusudur: eğer söz konusu mahkeme uluslararası bir mahkeme ise veya Avrupa Birliği içinde ise, kişi teslim edilebilir. Kritik ön koşul da oradaki yasal sürecin adil olmasıdır.

Bu koruma sadece Alman vatandaşları için geçerlidir.

Madde 16a: Sığınma hakkı

“Siyasi nedenlerle kovuşturulanlar, sığınma hakkına sahiptir.”

Madde 16'nın bir eki vardır: Siyasi nedenlerle zulüm gören kişilere Almanya'da koruma sağlanmasını gerektiğini belirtir. Bir kişi kendi ülkesinde devlet tarafından zulüm veya işkence görürse, iltica hakkına ("Asylrecht") sahip olabilir, yani Almanya'da yaşamaya başlayabilir. Sığınma hakkı yalnızca güvenli olmayan bir ülkeden Almanya'ya gelen insanlar için geçerlidir. Birisi Almanya'ya başka bir "güvenli ülke" aracılığıyla girerse, Almanya sığınma hakkı vermez. Ama sonra, birey ör. mülteci olarak tanınabilir. Mülteci koruması ("Flüchtlingsschutz") Anayasa’da düzenlenmemiştir.

İltica hakkı Anayasa’ya dahildir, çünkü Nazi diktatörlüğü sırasında Almanya'dan birçok kişi başka ülkelerde iltica hakkı almıştır.