Almanya’da doğan çocuğum Almanya vatandaşlığı alır mı?

Almanya doğumlu bir çocuk, doğum sırasında (en azından) ebeveynlerinden biri Alman vatandaşlığına sahipse veya yasal olarak Almanya'da (en az) sekiz yıldır ikamet etmekteyse ve süresiz oturum iznine (“Niederlassungserlaubnis”) sahipse, Almanya vatandaşı olarak kabul edilir." Bu bağlamda "yasal", sizin (veya diğer ebeveynin) son sekiz yıldır Almaya’da bit oturum iznine sahip olduğu anlamına gelir. İltica prosedürü sonunda iltica başvurunuzun kabul edildiği takdirde, başvuru süresince Almanya’da geçirdiğiniz zaman da “yasal” olarak kabul edilir.

Çocuğunuz Almanya vatandaşlığının yanı sıra, geldiğiniz ülkenin vatandaşlığına da sahip olabilir.

Lütfen unutmayın: Evli değilseniz ve yalnızca çocuğunuzun babası Alman vatandaşlığına sahipse (veya yasal olarak en az sekiz yıldır Almanya'da ikamet ediyorsa ve süresiz oturum iznine sahipse), babanın, babalık durumunu resmi olarak tanıtması gerekir. Bu konuda daha fazla bilgi almak için "Babalık tanıma nedir?" başlığını okuyabilirsiniz.

Ebeveynlerin hiçbiri yukarıda belirtilen koşullara sahip değilse, çocuk otomatik olarak Alman vatandaşlığı elde etmez, ancak çocuğunuzu daha sonra vatandaşlığa geçirebilirsiniz.

Önemli: Vatansız ebeveynlerin çocuklarının Alman vatandaşlığına sahip olabilmeleri için yerine getirilmesi gereken özel koşullar vardır:

  • Çocuğun doğduğu andan itibaren vatansız olması gerekir.
  • Çocuğun Almanya’da veya Almanya’ya giden bir gemi veya uçakta doğmuş olması gerekir.
  • Çocuğun en az beş yıldır yasal olarak Almanya’da ikamet ediyor olması gerekir.
  • Çocuğun beş yıldan fazla bir hapis cezasına çarptırılmamış olması gerekir.
  • Çocuğun 21. doğum gününden önce vatandaşlık başvurusunda bulunması gerekir. 

Almaya’da doğan çocuğum oturum izni alır mı?

Almanya’da doğan bir çocuğa oturum izni verilmesi ebeveynlerinin oturum durumuna bağlıdır.

Bir ebeveyn sığınmacı olarak, sığınma, mülteci statüsü veya geçici koruma hakkına sahipse, Almanya’da doğan çocuğunun iki seçeneği olacaktır:

1. Çocuğunuz için geldiğiniz ülkeden bir pasaport alabiliyorsanız veya çocuğunuzun adını kendi pasaportunuza ekletebiliyorsanız, İkamet Yasası'nın §33 maddesi uyarınca çocuğunuz bir oturum izni alabilir. Oturum iznine başvurmak için, yaşadığınız yerdeki Yabancılar Dairesine gitmeli ve buraya oturum izninizi, çocuğunuzun pasaportunu ve doğum belgesini sunmalısınız. Tanınmış bir mülteci veya sığınmacı olarak, geldiğiniz ülkenin elçiliğini ziyaret etmenize veya kendi ülkenize seyahat etmenize izin verilmediğini lütfen unutmayın. Doğum belgesi hakkında daha fazla bilgi almak için "Hamilelik" bölümümüzde bakabilirsiniz.

2. Çocuğunuz adına iltica başvurusunda bulunabilirsiniz. Bunu Nürnberg’deki BAMF’a (BAMF, Referat 716, Frankenstraße 210, 90461 Nürnberg) bir mektup göndererek yapabilirsiniz. Mektupla birlikte, kişisel bilgilerinizi, BAMF dosya numaranızı ve çocuğunuzun doğum belgesinin bir kopyasını da göndermeniz gerekir. İlke olarak, çocuğunuza sizinle aynı statü verilecektir; bu nedenle, örneğin, bir mülteci olarak tanındıysanız, çocuğunuz da bir mülteci olarak tanınır. BAMF, çocuğunuzun iltica başvurusuna karar verir vermez bir mektup alırsınız. Daha sonra sizden size gelen bu mektubu, polis kayıt bildiriminiz, çocuğunuzun doğum belgesi ve onun vesikalık fotoğrafıyla sizden sorumlu Yabancılar Dairesine götürüp vermeniz gerekir.

İltica prosedürünüz devam ediyorsa veya başvurunuz reddedildiyse veya sınır dışı edilmeye ilişkin ulusal yasak "Abschiebungsverbot" (§25 Paragraf 5 İkamet Yasası) nedeniyle oturum izni almanız durumunda, otomatik olarak yeni doğan çocuğunuz için bir iltica prosedürü başlatılır. Ardından, çocuğunuza geçici bir oturum izni verilir ("Aufenthaltsgestattung"). İltica prosedürünü başlatmak için Yabancılar Dairesine, doğum belgesini veya Nüfus Kayıt Dairesinden ("Standesamt") aldığınız kayıt belgesini sunarak onları doğum hakkında bilgilendirmeniz gerekir. Doğum belgesi hakkında daha fazla bilgi almak için "Hamilelik" bölümümüze bakabilirsiniz. Daha sonra Yabancılar Dairesi BAMF’ı bilgilendirir. Çocuğunuz için iltica prosedürü başlatıldığında, yazılı olarak bilgilendirilirsiniz. Daha sonra size çocuğunuzun iltica prosedürünü iptal etmek isteyip istemediğiniz sorulacaktır. Karar vermeden önce bir danışma merkezinden veya avukattan tavsiye almanız iyi olabilir. Zira eğer kendi sığınma başvurunuz reddedilirse, çocuğunuzun sığınma başvurusunun da reddedilme olasılığı vardır. Bununla birlikte, çocuğunuzun başvurusu basit ret ("einfache Ablehnung") değil, “temelsiz olduğu açık olan” („offensichtlich unbegründet“) ret alacaktır. Temelsiz olduğu açık olan ret, olası herhangi bir yeniden giriş için ciddi sonuçlara yol açar. "Reddedilmiş İltica Talebi" bölümümüzde farklı ret çeşitleri hakkında daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz. Proasyl.de adresine girerek bölgenizde bulunan danışma merkezlerini görebilirsiniz. Yakınlarınızda size yardımcı olabilecek bir avukat bulmak için rechtsberaterkonferenz.de adresini ziyaret edin. Çocuğunuz için bir iltica prosedürü başlatmazsanız, çocuğunuza Müsamaha Belgesi sebebiyle oturum izni veya "Duldung" verilecektir.

Lütfen unutmayın: Eğer Müsamaha Belgesi sebebiyle oturum iznine veya Duldung’a sahipseniz, çocuğunuz da aynısını alacaktır.

Çocuğum Alman vatandaşıysa, oturum izni alabilir miyim?

Alman vatandaşı olan bir çocuğunuz varsa, aile birleşimi veya "Familiennachzug zu Deutschen" (§28 paragraf 1, cümle 1, no. 3 İkamet Yasası) aracılığıyla oturum izni alabilirsiniz. Zaten Almanya’daysanız, yine bu çeşit bir oturum izni alabilirsiniz. Bu oturumu almanın ön koşulu, ortak ebeveyn velayeti beyanı ("gemeinsame Sorgerechterklärung") sunarak çocuğunuza gerçekten bakıyor olduğunuzu kanıtlamanızdır. Böyle bir belgeye sahip olmak, çocuğunuzun velayetini partnerinizle paylaştığınız anlamına gelir. Velayet hakkına sahip olan kişi çocukla ilgilenmekten sorumludur. Örneğin çocuğun hangi anaokuluna veya okula gideceğine, kimlerle görüşeceğine ve nerede yaşayacağına bu kişi karar verir. Ebeveynlerinin resmi olarak evli olması durumunda, ikisi de çocuklarının ortak velayetini otomatik olarak almış olur. Aksi takdirde, velayet sadece anneye ait olur. Eğer anne velayet haklarını çocuğun babasıyla paylaşmak isterse, her iki ebeveynin de Gençlik Dairesine giderek "velayet bildirisi" ("Sorgerechtserklärung") vermeleri gerekir. Sizden sorumlu Gençlik Dairesini bulmak için jugendaemter.de adresine bakabilirsiniz. Oturum izni başvurusunda bulunurken, "velayet bildirisine" ("Sorgerechtserklärung") ek olarak, aşağıdaki belgeleri de sunmanız gerekir:

  • Geçerli bir pasaport
  • Anne veya baba olarak isminizin yer aldığı çocuğunuza ait doğum belgesi (Doğum belgesi hakkında daha fazla bilgi almak için “Hamilelik” bölümümüze bakabilirsiniz.)
  • Diğer ebeveynden aldığınız ve çocuğunuza gerçekten bakıyor olduğunuzu kanıtlayan bir belge ya da başka bir kanıt (eğer çocuğunuzla aynı yerde yaşamıyorsanız).

Geçiminizi sağlayabildiğinizi kanıtlamanıza gerek yoktur; bunun anlamı, böyle bir durumda, Jobcenter’dan veya Sosyal Yardım Dairesinden yardım alsanız bile oturum izni alabileceğinizdir.

Lütfen unutmayın: Yukarıda belirtilen çerçevede bir oturum izni almak için, “Aufenthaltsverbot" veya oturum yasağı (örneğin daha önce sınır dışı edilme nedeniyle) almamış olmanız gerekir.

Almanya'da böyle bir oturum izniyle üç yıl yaşadıktan sonra, İkamet Yasası Madde 28 uyarınca süresiz oturum izni için başvuruda bulunabilirsiniz. Süresiz oturum izni almanın ön koşulu, çocuğa bakmaya devam etmeniz ve Almanca dili hakkında temel bir bilgiye sahip olduğunuzu kanıtlayabilmenizdir.

§28 İkamet Yasasında belirtilen koşulları yerine getirmiyorsanız, örneğin çocuğunuzun velayetine sahip değilseniz- § 25 fıkra 5 İkamet Yasası uyarınca oturum izni alabilirsiniz. Ancak, bunu yapmak için karşılamanız gereken bazı şartlar vardır. Bu konuda daha fazla bilgi almak için Duldung bölümünde yer alan “İnsani nedenlerden ötürü oturum izni” başlığı altına bakabilirsiniz.

Çocuğumun oturum izni varsa ben de oturum izni alabilir miyim?

Çocuğunuzun diğer ebeveyni aracılığıyla oturma izni varsa, sizin de oturum izni de alma ihtimaliniz vardır ancak bu yine de kişisel davanıza bağlıdır. Bu konuda daha fazla bilgi almak için bir danışma merkezinden veya bir avukattan tavsiye almanız faydalı olacaktır. Örneğin Pro Asyl’in web sitesinde bir danışma merkezi bulabilirsiniz. Bölgenizdeki avukatlara ulaşmak için www.rechtsberaterkonferenz.de adresini ziyaret edin.

Çocuğunuzun oturum izni olmasına bağlı olarak oturum izni almak için temel şart çocuğunuza bakıyor olmanızdır. Bir baba olarak babalığınızın tanımış olması ve ortak bir ebeveyn vesayet beyanı imzalamış olmanız gerekir. Böyle bir belgeye sahip olmak, çocuğunuzun velayetini eşinizle paylaştığınız anlamına gelir. Velayet hakkına sahip olan kişi çocukla ilgilenmekten sorumludur. Örneğin çocuğun hangi anaokuluna veya okula gideceğine, kimlerle görüşeceğine ve nerede yaşayacağına bu kişi karar verir. Ebeveynlerinin resmi olarak evli olması durumunda, ikisi de çocuklarının ortak velayetini otomatik olarak almış olur. Aksi takdirde, velayet sadece anneye ait olur. Eğer anne velayet haklarını çocuğun babasıyla paylaşmak isterse, her iki ebeveynin de Gençlik Dairesine giderek "velayet bildirisi" ("Sorgerechtserklärung") vermeleri gerekir. Babalık tanıma hakkında daha fazla bilgi almak için "Hamilelik" bölümümüze bakabilirsiniz.

Lütfen unutmayın: Henüz reşit olmayan çocuğunuz mülteci veya sığınmacı olarak tanındıysa, aile birleşimi yönetmeliği sizin için de geçerlidir. "Aile birleşimi" bölümünde bu konuyla ilgili daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.

Babalık tanıma ("Vaterschaftsanerkennung") nedir?

Evli değilseniz, çocuğun babası, onu resmen biyolojik çocuğu olarak kabul edebilir ve böylece babalığı tanınmış olur. Baba sadece, babalığı tanıdığında takdirde çocuğun bakımıyla ilgilenmekle yükümlüdür ve çocuk ancak o zaman babanın vatandaşlığını alabilir. Babalık tanıması için çocuğun ebeveynlerinin yaşadıkları yerdeki Gençlik Dairesine gitmeleri gerekir. Babalık tanıma hizmeti ücretsizdir. Annenin gelirken yanında “Mutterpass”, kimlik kartı ve doğum belgesini de beraberinde getirmesi gerekir. Baba da ayrıca kimlik kartını ve doğum belgesini ibraz etmek zorundadır. Yabancı doğum belgeleri yeminli bir tercüman tarafından çevrilmiş olmalıdır. Doğum sonrası babalık tanıma sürecinden geçmeye çalışıyorsanız, çocuğunuzun doğum belgesini de sunmanız gerekir. Gerekli belgeler olmadan, babalık tanıma işleminin sağlanması genellikle mümkün değildir. Belgelerin eksik olması durumda, bir danışma merkezinden veya bir avukattan tavsiye almanız faydalı olacaktır. Pro Asyl web sitesinde size yakın bir danışma merkezi bulabilirsiniz. Mültecilerin ve sığınmacıların sorunları konusunda uzmanlaşmış bir avukat bulmak için www.rechtsberaterkonferenz.de adresini ziyaret edin.

Lütfen unutmayın: Gençlik Dairesi, babalık tanıma başvurunuzu, yalnızca kendiniz, çocuğun annesi veya çocuk için oturum izni almak amacıyla yaptığınızdan şüphelenirse, bu durumu Yabancılar Dairesine bildirebilir. Bu durumda Yabancılar Dairesi davanızı kontrol eder- ancak bunu sadece çocuğun biyolojik babası olmamanız durumunda yapabilirler. Yabancılar Dairesi davanızı araştırıyorsa, bir danışma merkezinden veya avukattan tavsiye almanız faydalı olacaktır.

Çocuğun babası, babalığı kabul etmezse ne yapabilirim?

Çocuğun babası, babalığı kabul etmiyorsa, babalığın belirlenmesi için ("Antrag auf Feststellung der Vaterschaft") Aile Mahkemesine başvurabilirsiniz. Aile Mahkemesi daha sonra bir "babalık testi" ("Vaterschaftstest") talep edecektir. Babalık testi, baba olduğu iddia edilen kişi ve çocuğun DNA'sını karşılaştırarak, bu kişinin çocuğun biyolojik babası olup olmadığına bakar. Sizden sorumlu olan Aile Mahkemelerini gerichtsverzeichnis.de adresinde bulabilirsiniz.